Troit Nedir?

Tiroit bezi, boynun ön tarafında bulunan ve bir kelebek şeklinde olan, hormon salgılayan bir organdır. Tiroit hormonlarının etkisiyle vücudumuzun bir çok işlevi harekete geçmekte veya artmaktadır.

Hormon Düzeyindeki Değişimin Etkileri

Tiroit bezi hormonlarının yükselmesi (hipertiroidi veya zehirli guatr) veya ile kalp atım hızı artar ve çarpıntı hissi olur; kan basıncı yükselir (hipertansiyon), sinir sistemi daha fazla çalışır ve uyku ihtiyacında azalma, sinirlilik ve ellerde terleme gibi sorunlar ortaya çıkabilir, Ayrıca terleme ve saç dökülmesi artar; metabolizmanın yükselmesiyle iştahın artması, daha çok yeme ve buna rağmen kilo kaybı ortaya çıkabilir. Kısacası vücut yıpranır.

Hormon düzeylerindeki düşme ise yukardaki durumların tam tersi etkiye neden olur. Tiroit bezinin boyutlarında büyümeler (Guatr diye adlandırılan durum) veya dokudan kaynaklanan normal dışı doku adacıkları (nodül) da diğer gurup soruna neden olmaktadır. Boyunda şişlik, şekil bozukluğu, sıkıntı hissi, nefes darlığı, yutma güçlüğü ve hatta ses kısıklığı ortaya çıkabilmektedir.

Ayrıca özellikle nodül diye adlandırılan ve tiroit bezinin içinden gelişen anormal dokuların zemininde kötü huylu (kanserli) dokuların gelişme olasılığı mevcuttur.

Tedavi Yöntemleri

Çoğu zaman ilaç tedavisi ve bazı beslenme destekleriyle birçok tiroit hastalığının tedavisi mümkün olsa da, bazı özel durumlarda cerrahi tedaviye gerek duyulmaktadır. Cerrahinin uygulandığı hasta grupları genellikle çok büyük tiroit bezlerine sahip ileri evre guatr hastaları bir gün ilaç tedavisine rağmen tiroit hormon yükseklikleri kalıcı olarak kontrol altına alınamayan hastalar ve tiroit kanseri tanısını almış veya şüphesi bulunan hastalardır.

Tiroit Cerrahisi

Ameliyat kararı, tetkiklerinin yapılmasından sonra genellikle bir endokrinoloji uzmanı ve genel cerrahi uzmanı tarafından alınır. Hasta ve yakınları operasyonun neden gerekli olduğu ve alternatif tedavi yöntemleri konusunda bilgilendirilir.

Daha sonra bir çok cerrahi operasyonda olduğu gibi anestezi ve cerrahiye yönelik tetkik ve hazırlıklarına başlanır. tiroit cerrahisi hemen her zaman genel anestezi (tam ve derin bir narkoz) eşliğinde uygulanır. Ameliyata başlamak için gereken cilt kesiği boynun ön tarafında, olabildiğinde altta, kıyafetlerin yakasının altında kalacak şekilde ve olabildiğince küçük yapılır. Ayrıca boyunda var olan cilt kanamalarının üzerine denk getirilen kesiler, kozmetik açıdan daha iyi sonuçlara neden olmaktadır.

Tiroit bezinin bulunduğu boyun kısmında, beyne kan götüren ve getiren şah damarları, nefes ve yemek boruları, gırtlak yapısı ve üzerindeki konuşma kasları, bu kaslara ve ses tellerine giden sinirler ve vücudun kalsiyum iyonu ve dolayısıyla kasların kasılmasını ayarlayan paratiroit bezleri bulunmaktadır.

Herhangi birine zarar gelmemesi açısından azami titizlik gösterilmesi ve hastalıklı tiroit bezinin tamamen çıkarılmasından sonra operasyon cildin olabildiğince estetik bir şekilde dikilmesiyle sonlandırılır.

Ameliyat Sonrası Gelişmeler

Operasyondan kısa bir süre sonra hasta kendine gelir ve sıvı gıdalar almaya başlar. Konuşmak ve baş boyun hareketleri serbesttir. Çoğunlukla operasyonun ertesi günü hasta taburcu edilerek eve gönderilebilir. Bazen operasyon yerinde biriken kan ve sıvıları boşaltmak için dren denilen özel hortum sistemleri yerleştirilir ve bunlar genellikle operasyonun ertesi günü eve gitmeden çıkarılır. Yemek yemede genellikle yasak olmaz ve operasyondan 3-5 gün sonra banyoya izin verilir. 5-7 günler arasında hasta tamamen normal duruma gelir.

Tiroit bezinin iki taraflı olarak tam çıkarıldığı operasyonlardan sonra hasta hayatının sonuna kadar vücudunun ihtiyaç duyduğu tiroit hormonunu hap olarak almalıdır. Bu yöntem bir gün son derece basit ucuz ve yan etkileri az olan tedavidir.

*** Bu doküman, Sağlık Bakanlığı 23420 sayılı Hasta Hakları Yönetmeliği ile Amsterdam Bildirgesi’nde alınan kararlar çerçevesinde hazırlanmıştır.

Hospitals Point

Yorumlar kapalı.